23 Şubat 2009

iyi ki doğdun Dersu!!


daha ilk kucağıma aldığım gün sanki dün gibi, canım oğlum halbuki dün tam 3 yaşında oldu! bebeğim, büyüdü, uyudu, kendince kurbağa gibi emekledi, güldü, kahkahalar attı, zıpladı , hopladı, yürüdü, konuştu, ilk cümlesi geçen sene "Anne, bak kar" oldu, geçen sene sonunda biraz erken büyüdü, abi oldu, Zeynep'in yakışıklı abisi:) , ve şimdi dolu dolu 3 yaşında oğlum..
Doğum günün kutlu olsuuun, iyi ki doğmuşssun, iyi ki bizimlesin:)
not: bu sene doğumgünü partilerimiz birden fazla oldu, ilk parti sevgili, Dersu'nun biricik Nil'i ve Necdet gayısının ev sahipliğindeydi:) Dedesinin dev araba pastası da tabi göz kamaştırıcı:)

9 Şubat 2009

bu yazı Zeynep için:)


eski yazılarıma bir baktım da, Dersu'nun gündemi okul, oyunlar, etkinliklerle yoğun olduğu için yazılar da o tarafa gitmiş.. Ama bu süre içinde Zeynep büyüyor, gülüyor, sosyalleşiyor - hem de inanılmaz hızla, Zeynep'çe bol bol konuşuyor, kahkahalar atıyor, herşeyi agzıyla bir güzel keşfediyor, hatta biberonunu bile kendi tutuyor:))


Nasıl geçiyor günler hızla, 4 ayımızı geride bıraktık, 5.ayımızda da bir hafta bitti bile..artık pek bir problemi de kalmadı kızımın, ilk aylardaki o hain gaz kramplarından da kurtulduk çok şükür, şu aralar full enerji ile bize yetişmeye çalışıyor canım kızım.. Bu arada kendi odasına da taşındı, kelebekli, arılı, çiçekli odamızı çok ama çok sevdik.. Zeynep bir anlamda kriz bebeği olduğu için, odasındaki dekorasyonumuzda da yaratıcılığımızı kullanıyoruz, Derya Baykal'cılık oynuyoruz yani, eski köşe lambasını çiçeklerle süsleyerek çok ama çok özel bir ışık yaptık Zeynep'e örneğin..


İki kardeşin arası da çok iyi, Zeynep sürekli Dersu'yu takipte, ona baksın, onunla oynasın diye gözünün içine bakıyor..( İlk hafta yediği o kötü Osmanlı tokadı, sadece o günde kaldı, çok şükür ki kıskançlık saldırganlığını ilk hafta yenmeyi başardık, umarım tekrar ortaya çıkmaz! ) Sırf Dersu'yu takip edebilmek için arada zorlansa da yüzükoyun yatıyor, kafa havada abi takip ediliyor..


Hele bir de o birbirlerine gözlerinin içi gülerek bakmaları yok mu, o an içim aydınlanıyor onların göz parlaklarından, iyiki diyorum, iyiki gelmiş Zeynep de aramıza, iyiki bencillik yapmamışız, izin vermişiz aramıza katılmasına.. Çok gelgitli bir şekilde öğrendim Zeynep'i, işe girmeye hazırlanıyordum yeniden, hatta bir iş görüşmem olumlu sonuçlanmış, tekliflerini değerlendiriyordum, doktora gittiğimde aklımda aldırmak vardı o yüzden..Ama hiç tanımadığım, daha önce hiç gitmediğim o bayan doktor, kalp atışlarını dinletti hiçbirşey söylemeden bana, o kalp atışı hala kulaklarımda... Sonra rüyama girdi kızım, ultrasandon önce rüyasında gösterdi bana kendini, hem de nasıl bir rüya..Tüm aile birarada, fotoğraf çektiriyoruz ve Zeynep kucağımda.. Yüzüyle, gözleriyle aynı Zeynep hem de.. Doğumundan sonraki ilk aylarda da hep sorguladım, şimdi ne rahat olacaktık biz Dersu'yla, gezecek tozacaktık, o okul, ben işte olacaktım diye... Kesin anladı o zaman da kızım hissettiklerimi hatta..Ama bir gece sabaha karşı beslenme saatimizde birden gözgöze geldik ve gülerek baktı bana kızım.. hem de ne gülmek, bir de iç çekme yanında...o an gözyaşları içinde demiştim ona, ne güzel oldu, burdasın, bizimlesin diye...Aramıza iyiki geldin güzel kızım, çok teşekkürler...

2,5 saatlik tek başınalık


ne zamandır yazamıyorum, daha doğrusu bilgisayarı açıp da internete bile giremiyorum. Bilgisayarı açtığımda da Dersu direk yanımda biterek "oyun aç bana, gol oyunu" diye tutturuyor. Zeynep bu durumdan tabiki altta kalmıyor, o da tüm şirinlik ve güler yüzünü takınarak, "bilgisayar mı, yoksa benim tatlı, gülen suratım mı" sinyallerini gönderiyor telepati yoluyla.. Sonuç: İnternet yok, yazı yok, mailler birikmiş, haberler geçip gidiyor, gündem değişiyor!


Şu an nasıl mı yazıyorum, Dersu okulda, Zeynep evde, ben kendimi attım cafe'ye, kahvemi yudumlayarak bilgisayarıma bakıyorum.. 2,5 saat vaktim var, eskiden olsa ( cocuksuz günlerimde) nedir ki 2,5 saat derdim kesin, şu an bana ömür gibi geliyor:) Bu güzel es'ten sonra, önce Dersu sonra da Zeynep'in güzel yüzlerini görmeye de tabi can atıyorum:)